Gebelikte sperm sayısı kadar sperm hareketliliğinin ve sperm morfolojisinin de etkili olduğunu biliyor musunuz?
| Şeker Hastalığı | |
|
DIABETES MELLITUS ( ŞEKER HASTALIĞI ) Diabetes mellıtus veya şeker hastalığı pankreastan salgılanarak kan şekeri düzeyini dengeleyen insülin hormonunun yetersizliği veya yeterli salgılanmasına rağmen vücut tarafından kullanılamamasına bağlı olarak ortaya çıkan kronik (müzmin ) metabolik bir hastalıktır.Ömür boyu tedavi gerektirir. Günümüzde sıklığı ve önemi giderek artan şeker hastalığı çok eski çağlardan beri bilinmektedir.Tedavisinde başarı 1921’ de insülinin keşfiyle sağlanmıştır. İnsülin, vücutta hücrelerde bulunan insüline duyarlı alıcılara bağlanarak kandaki şekerin hücre içine girmesini ve yakıt olarak kullanılarak enerji oluşumunu sağlar.İnsülinin yokluğunda yada etkisiz olduğu durumlarda kandaki şeker hücre içine giremediği için kan şekeri yükselir. Şeker hastalığının belirtileri Kandaki şekerin yükselmesine bağlı: Ağız kuruluğu,çok su içme,sık idrara çıkma ( özellikle geceleri ),çabuk acıkma.ciltte kuruma,halsizlik,çabuk yorulma,bulanık görme,yaraların geç iyileşmesi görülür. Şeker hastalığında glukozu kullanamayan hücreler enerji kaynağı olarak vücudun depolarındaki yağları kullanmaya başlar.Bunun sonucu: Hızlı kilo kaybı ,yorgunluk, bulantı, kusma,karın ağrısı,nefeste aseton kokusu,baygınlık hissi,dalgınlık,komaya kadar giden tablo oluşur, Diabet hastalığının tipleri Tip 1 Diabet : (Genç tipi diabet = İnsüline bağımlı diabet) Çok genç yaşlarda başlar.Pankreasta üretilen insülin miktarı çok düşüktür veya üretim tamamen durmuştur.Tedavide mutlak insülin kullanılır.Ailede diabet çoğunlukla yoktur.Vücudun kendi savunma sisteminde gelişen ve pankreasta insülin yapan hücrelerin tahribatı ile sonuçlanan otoimmun bir sorundur.Belirtiler genellikle ani başlar.Genellikle zayıflıkla birliktedir. Tip 2 Diabet : (Erişkin tipi diabet = İnsülinden bağımsız diabet) Genellikle 35-40 yaş üstü şişman hareketsiz yaşam tarzı olan kişilerde görülür.Burada insülin eksikliğinden çok insülinin kullanılamaması rol oynar.Belirtiler yıllar içinde yavaş gelişir.Çoğunlukla ailede diabet vardır. Ayrıca yatkınlığı olan kişilerde gebelik sırasında ortaya çıkan gestasyonel ( gebelik ) diabeti adı verilen bir diabet çeşidi daha vardır. Diabet teşhisi Diabet tanısı uluslar arası kuruluşların koyduğu ölçütlerle yapılmaktadır.Diabete özgü belirtileri olan kişide en az 8 saatlik açlık sonrası kan şekeri değeri 126 mg / dl ( en az iki kez ölçümle ) üzerinde olması veya günün herhangi bir saatinde ölçülen kan şekerinin 200 mg / dl ‘ nin üzerinde bulunması diabet tanısı için yeterlidir. Açlık kan şekeri ( 70 – 100 mg / dl ) normal bulunan risk taşıyan kişilerde tanı şeker yükleme testi ile konur. 8 -10 saatlik açlığı takiben 75 g glukoz içirilen kişide ikinci saatte kan şekerinin 140 mg / dl altında olması kişide diabet olmadığını , 200 mg / dl üzerindeki değerler kişinin diabetli olduğunu gösterir. 140 – 199 mg / dl arasındaki değerler Bozulmuş glukoz toleransı ,100- 126 mg/dl arasında açlık kan şekeri değerleri ise Bozulmuş açlık glisemisi olarak tanımlanır.Halk arasında gizli şeker olarak bilinen bu durum diabet riski taşıyan ve yaşamlarının ileri yıllarında şeker hastalığı gelişmesi muhtemel herhangi klinik belirtisi olmayan kişiler için kullanılan bir tanımlamadır.yapılan çalışmalarda gerekli önlemler alınmadığında gizli şekeri olan kişilerin % 29- 55 inde Tip 2 diabet gelişeceği gösterilmiştir. Diabetin ortaya çıkışını kolaylaştıran faktörler
Diabetin komplikasyonları ( zararları ) Şeker hastalarının büyük bir kısmında uzun süreli kan şekeri yüksekliğine bağlı zararlar ortaya çıkmaktadır.Bu zararlar yaşam süresi ve kalitesini etkilediğinden riskli bireylerin ( şişmanlar , ailesinde şeker hastalığı olanlar ) taranarak hastalığın erken teşhisi önem taşır. Çünkü diabet gelecekteki komplikasyonları önceden bilinen ender hastalıklardandır. Diabette oluşabilecek komplikasyonlar iki grupta toplanır. Akut (kısa süreli) komplikasyonlar Hiperglisemi: Kan şekeri değerının normalin üstüne çıkmasıdır. Bulantı, kusma, yorgunluk, dalgınlık, karında ağrı, düşük kan basıncı, kırmızı, soluk deri görülen belirtilerdir. Hipoglisemi : Kanda şekerin düşmesidir. Huzursuzluk, başağrısı ,titreme, terleme, çarpıntı, uyuşma, acıkma, nemli soluk deri, şuur kaybına kadar giden tablo oluşabilir.Diabetik kişiler ve çevresindekiler hipoglisemi belirtileri ve tedavisi konusunda bilgilendirilmeli. Diabetliler yanlarında tüm bilgileri ve acil önlemleri içeren diabet kartı taşımalıdır. Ketoasidoz : İnsülin yetersizliği nedeniyle enerji yapımında karbonhidratlar yerine yağların kullanımı sonucu kanda aseton gibi keton cisimlerinin yükselmesidir. Kronik (uzun süreli) komplikasyonlar
Diabet tedavisi Diabet tedavisinde amaç kişinin ideal kilosunu korumak, kan şekerini normal veya normale yakın değerlerde tutmak ,komplikasyonları önleyerek hastanın yaşam süre ve kalitesini yükseltmektir.
Diabetik hastalar sadece açlık kan şekeri ile değil tokluk kan şekeri (yemekten 2 saat sonra) ve son 2-3 aylık kan şekeri regülasyonunu gösteren Hb A1c değerleriyle kontrollerini yaptırmalı. Eğitimle kazandığı alışkanlıkları günlük yaşamlarına uyarlayarak diabetle yaşamı öğrenmeliler. GEBELİKTE DİABET (GESTASYONEL DİABET) Gebelık seyri sırasında oluşan veya ilk kez gebelikte saptanan değişik derecedeki karbonhidrat intoleransıdır. Gebelik sırasında salgılanan pek çok hormon insülin karşıtı etkileri ile kan şekerinin yükselmesi yönünde rol oynar.Gebeliğin özellikle 24. haftasından itibaren insülin hormonuna karşı direnç gelişir. Normal koşullar altında yeterli insülin sağlayabilen fakat gebeliğin artan insülin direncini karşılayamayan kadında gestasyonel diabet oluşur. Gebelik Diabeti riski olanlar
Belirti ve bulgular
|


