Testis Kanseri

Testisler, penisin alt bölümündeki skrotum olarak adlandırılan kesenin içinde sağda ve solda 2 adet olarak bulunan yumurta şeklindeki organlardır. Ortalama olarak bir testisin boyutları 4x3x3/2 cm’dir. Normalde testisin kıvamı organın her bölgesinde aynı olup, yine, sağ ve sol testisin boyutları hemen hemen birbirinin aynıdır. Testislerin başlıca 2 görevi vardır: cinsel arzu ve işlevler için gerekli erkeklik hormonunu salgılamak ve çocuk dünyaya getirmek için gereken spermleri üretmek.
Testisin üst noktasından dış kenarı boyunca aşağı doğru uzanan epididim ise, testiste üretilen spermlerin vücut dışına atılmadan önce olgunlaştıkları organdır. Spermler olgunlaştıktan sonra epididimden vas deferens adı verilen kanal aracılığıyla boşalma (ejakulasyon) sırasında idrar yoluna atılırlar.

Testis kanseri A.B.D.’nde her yıl 100.000 erkekten ancak 3’ünde görülür. Ancak her ne kadar bu sayı yüksek olmasa da 20-34 yaş arası erkeklerde en sık görülen kanser testis kanseridir. Genellikle tek taraflı olmakla beraber % 2-3 olasılıkla iki taraflı tümörlerde görülmektedir.

Yapılan çalışmalarda testis kanseri için belirlenmiş risk faktörleri aşağıdaki gibidir.

  • İnmemiş testis
  • Enfeksiyon
  • Travma
  • Testiküler Atrofi
  • Annenin hamilelikte Östrojen alması

Bir çok kanser çeşidi gibi testis kanserinde de erken teşhis ve tedavi hayat kalitesinin yüksek olduğu tedavi alternatiflerini olası kılmaktadır.


TESTİS KANSERİNİN SEMPTOMLARI (BELİRTİLERİ)  NELERDİR?


Testisteki herhangi bir sertlik veya kitle, aksi kanıtlanana dek bir kanser olarak düşünülmelidir.
  • Hastaların %70’inde hastalık ağrısız bir büyüme veya kitle olarak başlar.
  • Ağrı veya hassasiyet hastaların ancak %10’unda ortaya çıkar.

TESTİS KANSERİNİN TARANMASI VE SAPTANMASI YOLLARI NELERDİR?

Erken tanı önemli olduğu için kendi kendini muayene önerilir. Bu muayene en iyi banyo alırken olur ve en ufak bir şüphe halinde bir üroloğa gidilmelidir.

Kan Testleri :
Testis kanserleri genellikle tümör belirleyicileri olarak nitelendirilen bazı proteinleri salgılarlar. Alfa-fetoprotein (AFP) and human koryonik gonadotropin (hCG) bunlar içinde en bilinen belirleyicilerdir. Hastalığın tanısında son derece değerli olan bu belirleyiciler tedavinin izlenmesinde de önemli katkılar sağlarlar.


Skrotal Ultrasonografi:

Muayene ve kan sonuçlarına göre yapılan ultrasound incelemesi ile kitlenin özellikleri belirlenir.

TESTİS KANSERİ EVRELEMESİ TESTLERİ


Eğer sizde testis kanseri saptanmış ise bu tümörün vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığını anlamak amacıyla yapılması gereken tetkikler aşağıdaki gibidir. Bu yönteme evreleme denir ve doktorunuzun sizin için en faydalı olacak tedavi biçimini seçmede en önemeli belirleyicidir.Bu aşağıdaki bir veya birkaç testi içerir.
  • Bilgisayarlı Tomografi: Bu ileri teknolojik röntgen filmi mesanenizin 2 boyutlu farklı kalınlıklarda kesitlerini alma prensibine dayanır. Çoğu zaman damardan verilen bir boya ile karın içindeki lenf bezlerinin ve çevre dokuların daha iyi ayırımı yapılarak metastaz olup olmadığı anlaşılabilmektedir. Eğer daha önce benzer boyalara alerjiniz olmuş ise bu tetkik boya kullanılmadan yapılmalıdır.
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI): Röntgen ışığını yerini çok kuvvetli manyetik alan ve radyo dalgaları kullanılarak yapılan bir testtir.Bu tetkik sırasında bir tüpün içine girmeniz gerekir ve tetkik sırasında yüksek frekanslı bir sese maruz kalacağınızı bilmeniz ve kendinizi buna hazırlamanız da fayda olacaktır.Sesten etkilenmemek için kulaklık ve kapalı bölge korkunuz için açık MRI seçeneğini lütfen doktorunuza sorunuz.


TESTİS KANSERİNİN EVRELERİ

Evre 1: Kanser yalnızca testistedir
Evre 2: Kanser karın arka duvarındaki lenf bezlerine yayılmıştır.
Evre 3: Kanser daha başka organlara da ( akciğer, karaciğer) yayılmıştır.

TESTİS KANSERİNİN TEDAVİSİ

Testisteki bir kitlenin kanser olmasından kuşkulanılırsa, o testis bir kasık kesisi ameliyatla çıkarılır. Çıkarılan testisin patolojik incelemesi ile kanser tanısı kesinleşirse, bundan sonraki tedavi kanserin türü ve evresine göre belirlenir.

  • İzleme (tedavisiz takip)
  • Radyasyon (ışın,şua)
  • Cerrahi: Cerrahi tedavide, karın arka duvarındaki lenf bezleri çıkarılarak kanserin bu bölgeye yayılıp yayılmadığı anlaşılır. Yayılma saptanmadığında hastalar yalnızca takip edilirlerken yayılma olanlara da kemoterapi uygulanır.
  • Kemoterapi (İlaç tedavisi) Evre 2 ve 3 ile başvuran hastalar için en uygun tedavi şeklidir ve bu ilaç tedavileri, ardı ardına 3 veya 4 kez uygulanan 3’er haftalık şemalardan oluşur. Tedavi bitiminde, ilaç tedavisine yanıt veren ancak yok olmayan karın kitlelerinin ameliyatla çıkarılmaları gerekebilir.

 

 

 

FULYA JİNEMED

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ







KİMLER SİTEDE

Şu anda 46 konuk çevrimiçi
Sorunuzu Sorun          Online Randevu