Tüp Bebek İlaçları

Tüp bebek tedavileri esnasında kadınların yumurtaların sayısını arttırmak için özel bazı hormonal iğneler verilir.

Bu iğneler yumurtanın büyümesini sağlar. Bazen bu ilaçlar çok fazla gelirse yumurtalıklar aşırı uyarılma hastalığı (OHSS) dediğimiz bir hastalık oluşur ve bunlar yumurtalıklarda aşırı büyüme, karında su toplama, karnın şişmesi ve gerginlik oluşur ve hasta bazen yoğun bakıma gidecek kadar ağır şekilde rahatsızlanabilir.

Son yıllardaki iğne teknolojisi sayesinde artık bu hastalıkları çok ender görüyoruz ve bunun oluşma şansı şu an %1‘lerin de altına inmiştir.

Hastalarımız iğne tedavileri esnasında kilo aldıklarını, şiştiklerini, karınlarının büyüdüğünü bir takım sıkıntılar duyduklarını söylerler ki bunların bir kısmı doğrudur ama bir kısmı da işlemin getirdiği sese bağlı ve iğneyle ilgisi olmayan şikâyetlerdir.


TÜP BEBEK İLAÇLARI KANSER YAPAR MI?


Bu bize çok sorulan bir sorudur.

Bildiğiniz gibi 1978 yılından beri tüp bebek yapılmaktadır ve şu an dünyada milyonlarca tüp bebek doğmuş bebek mevcuttur.

Bunu da denemiş yine milyonlarca kadın vardır.

Şu ana kadar ki bilgilerimize göre; tüp bebek tedavisi meme kanserini, rahim kanserini arttırmamaktadır, yumurtalık kanserine de etkisi yoktur.

Sadece bazı ağız yolu ile kullanılan ilaçların 12 denemeden daha fazla kullanıldığı durumlarda yumurtalığın ‘sınırda kanser' dediğimiz bir ara hastalığında biraz artış görülmüştür.

Bunun önlenmesi için eğer tüp bebek tedavisi başarısız olmuş bir kişi bu konuda ümidini kesmişse bir sene kadar doğum kontrol hapı verilir ve bu da bu sınırda kanser şansını yok eder.

Kişi gebe kalmışsa zaten gerek meme, gerek yumurtalık, gerek rahim kanseri geçirme şansı azalır çünkü bu kanserler hiç çocuk doğurmamış ve gebe kalmamış kişilerde daha sık rastlanır.

Dolayısıyla tüp bebek tedavileri özellikle başarıya ulaşırsa, kişileri bazı kanserlerin riskini azaltması açısından da faydalıdır.


İLAÇSIZ TÜP BEBEK


Bazı hastalarda aşırı uyarılma durumu dolayısıyla ilaçlar ya çok az verilmelidir veya ilaçsız tüp bebek denenebilir.

Özellikle polikistik yumurtalık dediğimiz hastalıklarda bu olay daha sık rastlanacağı için ilaç vermeden yumurtalıktaki mevcut küçük yumurtalar ham şekilde alınabilir, dışarıda olgunlaştırılıp döllendirilerek embriyolar hastaya nakledilebilir.

Buna ilaçsız tüp bebek diyoruz. Çok özel bazı durumlarda faydalıdır ama genelde başarı şansı daha düşük olduğu için hiçbir zaman ilk tercih olamaz.

Yine bazı hastalarda değişik ilaç tedavilerine rağmen sadece bir veya iki tane yumurta gelişiyorsa ve bu kişiler normal adet görüyorlarsa, doğal adetlerindeki tek yumurtası ile hiç ilaç vermeden bu yumurta toplanıp, onunla da tüp bebek yapılabilir.


BLASTOKİST TRANSFERİ


Hastalarda embriyo transferi genellikle yumurtayı topladıktan 3 gün sonra yapılır ama bazı durumlarda özellikle üçüncü günde çok fazla sayıda embriyo varsa bunlar iki gün daha bekletilerek daha iyi bir elekten geçirilir ve beşinci güne kadar yaşayabilen embriyolardan nakil yapılır.

 Beşinci gündeki gelişmiş embriyo blastokist adını veriyoruz. Genellikle ilk denemede blastokist yapılmaz ama kişi değişik tedavilerle gebe kalamazsa ve gerçekten yeterli sayıda embriyosu varsa blastokistin denenmesi uygun olur.


PGD ( priemplantasyon genetik tanı )


İnsanların ürettikleri embriyoların önemli bir kısmında kromozom anomalileri olduğunu biliyoruz.

Dolayısıyla PGD'de üçüncü günde ki embriyolardan birer hücre alınarak embriyonun genetik haritası çıkarılabilir ve buna göre normal olan embriyolar beşinci günde transfer edilerek kromozom bozukluklarından dolayı gebeliğin oluşmaması veya düşüklerin engellenmesine çalışılır.

 PGD seçici bir tedavidir ve herkese uygulanması gerekli değildir. Kişinin yaşının çok iyi olması durumunda veya sayısız denemelerle gebe kalamaması durumunda daha iyi embriyo seçimini sağlama ümidiyle yapılmalıdır.

 

 

 
Sorunuzu Sorun          Online Randevu

SİTELERİMİZ

Mobil Uygulamamız

Mobil Uygulamamızı indirmek için buraya ya da resme tıklayabilirsiniz

ourmobileapp

SİTELERİMİZ


logo_bant
logo_bant
logo_bant